BETA BALIKLARIMIZ ASLINDA NERELERDE YAŞIYOR

Betta splendens, "Siyam kavgacı balığı" olarak da tanınır. Bu isim, betaların en ünlü ve gözde olduğu ülkenin Tayland (eski adıyla Siyam) olmasından ve Avrupalı araştırmacılar tarafından ele alınarak incelenen ilk bireylerin Siyam kökenli olmasından kaynaklanır. Buna karşın, vahşi betalar Tayland'ın yanı sıra Kamboçya, Burma, Laos, Endonezya, Vietnam ve güney Çin'de de bulunabilir. Güney Asya'yı baştan başa kateden Mekong Nehri'nin havzası, diğer birçok Betta türüyle birlikte Betta splendens'e de ev sahipliği yapar. Bu nehir Çin topraklarından doğar ve Kamboçya'dan Kuzey Çin Denizi'ne dökülür.
    Ayrıca, başta Singapur ve Malezya olmak üzere, dünyanın birçok ülkesine insanlar tarafından götürülmüş ve doğal ortamda çoğalmaları sağlanmıştır. Bu ülkelere Brezilya ve Kolombiya gibi Güney Amerika ülkeleri de dahildir. Ancak insan eliyle götürüldüğü yerlerde, doğal alanlarda bulunan beta nüfusu gözardı edilebilecek kadar azdır.

    Aşağıda yer alan haritalar, Betta splendens'in bulunduğu ülkeleri ve doğal yaşam alanlarını göstermektedir.


    Betalar doğada sık bitki örtüsüne sahip bataklıklarda, yavaş akan veya tamamen durgun sularda yaşarlar. Havadaki serbest oksijeni solunum için kullanabilmeleri, az oksijenli, bulanık, kirli sularda bile yaşamlarını rahatça sürdürebilmelerini sağlar. Bu yaşam koşulları pek az canlı türü için uygun olmaktadır. Sığ ve nispeten kirli sular, daha büyük balık türlerinin ve büyük boyutlu diğer sucul yırtıcıların yaşamasını zorlaştırır. Ayrıca, sık bitki örtüsü betaları kuşlar ve sürüngenlerin dikkatli gözlerinden saklar.

    Vahşi betaların genel görünümü akvaryumlarımızda bulunanlar gibi renkli ve göz alıcı değildir. Genelde rastlanan renkler kirli yeşil ve kahverengi tonlarıdır. Yüzgeçlerde yer yer kırmızı ve mavi tonlar görünse de, bu renkler sadece mücadele veya kur yapma davranışları sırasında ortaya çıkar. Yüzgeçler kısadır. Sahip oldukları bu renk ve biçim, yaşadıkları çevreye uyum sağlamalarını ve kamufle olmalarını kolaylaştırır. Tüm bu özellikler sayesinde, beta türlerinin çok az doğal düşmanı vardır.


 


    Beta erkeklerinin kavgacı yapısı, geniş alanlara yayılmalarını gerektirir. Sahiplendikleri bölgede bir başka erkeğin varlığına tahammül edemezler. Bu yüzden, geniş sulak alanlarda düşük popülasyonlar halinde bulunurlar. Birçok betta türünde, erkeklere ait bölgelerde birkaç dişi yer alabilir.

    İnsanlar tarafından oluşturulmuş pirinç tarlaları da betalar için çok uygun bir yaşama ortamı sağlar. Pirinç, Güney Asya ülkelerinin çoğunda en fazla beğenilen ve tüketilen besin maddelerinden biridir. Bu yüzden ekilebilir coğrafyanın büyük bir kısmı pirinç tarlalarına ayrılmıştır. Bölgedeki akarsu ağından yararlanarak oluşturulan sulama kanalları ve drenaj sistemleri sayesinde, bu tarlalar sürekli sulaktır. Sığ su ve sık biçimde ekilmiş pirinç bitkisi, betaların doğal olarak yaşayabileceği koşulları oluşturur.


 


    Betanın yaşadığı ülkeler kuzey yarımkürenin tropikal kuşağında yer alır. Bölgeye hakim olan sıcak ve nemli Muson iklimi sayesinde, mevsimlik sıcaklık farkları düşüktür. Yıllık sıcaklık ortalaması 25-30ºC civarındadır. Hava durumu üç ana döneme ayrılabilir...
    Haziran-Ekim ayları, tropik Muson yağmurlarının yağdığı dönemdir. Bu dönemde, bölgedeki sular yükselir ve akarsu yatakları genişler. Normalde kuru olan büyük savana ve çayır alanları, taşkınlar sayesinde su ile örtülür. Bu durum da betaların yaşam alanlarının genişlemesini sağlar. Akarsularda derinleşen ve hızlı akan sular, alışık oldukları koşulları zorlaştırır. Bu yüzden betalar yeni oluşan sulak çayırlara dağılır. Betaların üremesi de genelde bu dönemde gerçekleşir.     Kasım ve Şubat ayları arası bölgenin kış mevsimidir. Sıcaklık ortalamanın altına düşse de, iklim özellikleri sayesinde sadece serin denebilecek hava şartları egemendir.
    Mart ve Mayıs ayları arasında sıcak ve kurak mevsim yaşanır. Durgun ve yağışsız hava, durağan koşulların oluşmasını sağlar. Bu aylarda birçok Betta türünün kendilerini çamura gömebildikleri veya çamurda açtıkları oyuklarda saklandıkları belirlenmiştir. Bu sayede yaşadıkları sular kurusa bile, ıslak çamur sayesinde derileri kurumaz ve bir sonraki yağmur mevsimine kadar hayatta kalırlar.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !